Geceydi, yalnızdım, ağlamıştım ..
Mektup gönderen bir Kafka’m yoktu
Ya da mutlaka gelecek bir kiracım.
Werther gibi aşıklarım da olmadı..
Faust gibiydi şu yaşam
Cadılar, şeytanlar, yalancılar ..
Ben de ara ara bu rollerin hepsini üstlenirdim.
Yazılmış bir senaryo yoktu ama maskeler çoktu.
Kendimi anlatabilmek için kendimi gizliyordum.
Ne zevk alıyordum ne zevk veriyordum insanlara
Bu laçkalığın arasında, maskelerim takılıyken
‘Kendine gel, bu sen değilsin!’ cümlesini bekledim, sadece bekledim.
Herkes beklermiş..
Kabullenilmiş bir yalnızlıktı benimki
Hem artık ne kadar saftık ki, sevgiden bahsedelim
İnsanlığımızı öldürdük.
Duygularımızı öldürdük.
Çocukluğumuzu öldürdük.
Büyüdük artık biz!
Büyürken, küçüldük..
Bu vakitten sonra herkes herkese biraz geç kalmış
Herkes biraz biraz eksik
Bulacağımız tek şey; boş suratlar, ucuz orgazmlar,tatsız şakalar..
Büyüdük artık azizim, aşk geç kaldı hepimize
Biz beceremedik yaşamayı
Yaşayabilene sefa olsun !
Ağır Dizeler
Ağır dizeler
26 Nisan 2015 Pazar
azil
"eve dönüp annem ile babamı öldüreceğim. sonra da kendimi. bu acı korkunç. bu acı felaket. bu acı benim sonum. bu acı benim herşeyim! senin yanına gelmeyeceğimi biliyorum sevgilim. ama sensiz burada kalamam ! ölünce nereye gideceğim umurumda değil! ya da nerede kalacağım! tek istediğim ölmek. ama önce annemi ve babamı öldürmek. çünkü onlar dayanamazlar. kim dayanabilir ki çocuklarının ölüm acısına ? kimse ! hiç kimse ! onlara bu acıyı çektiremem. ben bu acıyı kimseye çektiremem! seninle buluşmak için değil sevgilim sensiz yaşayamadığım için kendimi öldüreceğim !
"
hakan günday
azil
"
hakan günday
azil
nara
bir gün gidersem,
senden olmaz bu gidiş, kendimden gitmişimdir
sevilmek için yeniden
senden olmaz bu gidiş, kendimden gitmişimdir
sevilmek için yeniden
bir gün gidersem, dönmek içindir
peşimden gelip sarmalayasın diye ellerimi
kokularımız odada dans etsin diye, yeniden..
hadi artık, çocuk değiliz
matemli gözlerini de sevdim hem
peşimden gelip sarmalayasın diye ellerimi
kokularımız odada dans etsin diye, yeniden..
hadi artık, çocuk değiliz
matemli gözlerini de sevdim hem
bir gelsen, bin nara atacağım
madem gelmeyeceksin,
unutma,
kalayım bir köşede..
madem gelmeyeceksin,
unutma,
kalayım bir köşede..
kaşmir
Anlamıştım. O da yalnızdı.
Birçok kez terk edilmişliği yüzündeki bütün kırışıklıklara yerleşmişti. Kırışıklıklarına rağmen yaşının oldukça küçük olduğunu düşündüm. Gözlerinde umut namına hiçbir pırıltıdan eser yoktu. Yalnız insanlara özgü bir alışılmışlık sergilerdi her tökezleyişinde. Başını eğmeden yeniden kalkardı, tekrar düşmek için.
Öfkeliydi bir şeylere, kendi doğrularından çıkmazdı yanlışlığını umursamadan. Diğer insanlara benzemek uğruna kendiliğini unutmuş biri idi kısaca.
Onu sevdiğimi sonradan anladım. Bayağı ve bazen rahatsız olduğum kokusunu artık anımsamadığımda. Biliyordum, aynı umutsuzlukta farklı hayatlarda, farklı rollerdeydik. Ondan ne bir şey alabilir ne de bir şey katabilirdim. Sadece yaşardık ölmek için ve bizim gidecek başka kimselerimiz yoktu. Bir Tanrımız bile yoktu birlikte uyumadan dua edeceğimiz. Biz de sevişirdik en sevdiğimiz müzikle. Bu da bizim duamız sayılmaz mıydı?
İki çocuktuk aşkı bilmeyen, aşık olmak isteyen. Hırsımızı intikamlarımızla taçlandırdık. Yara aldık, sırıttık. Günahlar boyumuzu aşınca, biz bizden gitmiştik gelmemek üzere. Başka bedenlere tekrar döndük bir liman bulma ümidiyle.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)